Web sitemize hoşgeldiniz.

Japon Kültürü

Dünyanın en eski medeniyetlerinden birine sahip olan Japonlar; son derece köklü ve kendine has bir kültüre sahiptir. Modern dünyanın ve batılı tarzdaki yaşam şekillerinin neredeyse tüm ülkeleri esir aldığı şu dönemde, Japonların kendi kültürlerini ısrarla korumaya çalışması ve eski geleneklerini yaşatmak istemeleri, gerçekten de takdir edilesi bir davranıştır. Japonların yüzlerce yıl öncesine dayanan ve halen muhafaza edilen kültürlerine bir bakalım.

Japonlar, selamlaşma konusunda birçok milletten ayrılan özelliklere sahiptirler. Fiziksel temastan pek hoşlanmayan Japonlar, el sıkışma ile bile daha yeni yeni tanışmaya başlamışlardır. Japon Kültürüne göre bir kişi ile selamlaşmak için Ojigi adı verilen hareketler sergilenir. Kişi, karşısındaki insanın önünde başı ile beraber hafifçe eğilerek gülümser. Herhangi bir fiziksel temasın olmadığı bu selamlaşma son derece yaygındır ve neredeyse tüm Japon toplumu tarafından kullanılmaktadır. Bu selamlaşma şekli aynı zamanda; özür dilenirken, teşekkür ederken, ayrılırken ve tebrik ederken de kullanılmaktadır. Japon Kültürüne göre kızgınlık, öfke, sinir gibi son derece negatif duygular dışarıya pek belli edilmez. Bu yüzdendir ki, Japonlar her zaman sevimli, gülümseyen insanlar olarak bilinirler. Çünkü haklı oldukları konularda bile bir Japon, karşısındaki insana bağırmaz, sinirlenmez ve öfkelenmez. Sinirlenmek irade zayıflığı olarak görülür ve toplum tarafından ayıplanır. Utangaç olmak, sessiz olmak ve çok konuşmamak, Japon Kültürüne göre erdem olarak sayılan davranışlardır. Bir Japon’un içinden geldiği gibi herhangi bir şeyi, karşı taraftan açık bir şekilde istemesi de pek hoş karşılanmaz. Çünkü bunun direkt söylenmesi yerine, ima edilmesi ya da telepatiye benzeyen bir durumla anlatılması daha makbuldür. Japon Kültüründe ev hayatı son derece önemlidir. Bu konuda Türk adetlerine benzeyen gelenekler vardır. Klasik bir Japon evi son derece geleneksel tarzda döşenmektedir. Tatami adı verilen bu tarza göre, evlerde koltuklar ya da yüksek masalar pek bulunmaz. Her tarafı halı kaplı olan evde, yerde oturularak yemek yenilen küçük masalar vardır. Japonlar bu tip evlere girerken mutlaka ayakkabılarını çıkarırlar. Ayakkabı ile evin içerisine girmek gibi bir durum söz konusu değildir. Evlerde terlik ile gezen Japonlar, bu özellikleri ile bize çok benzemektedirler. Tuvalet ve banyo için de ayrı terlikler kullanan Japonlar, ilerleyen teknolojiye, yüksek katlı gökdelenlere rağmen bu kültürlerini korumakta ısrarcı davranmaktadırlar. Eğlence hayatına önem veren Japonlar, özellikle düğünlerde son derece şık kıyafetler giyerler. Yeni yılın gelmesi ile beraber, insanlar birbirlerine tebrik kartı yollarlar. Japonların en ünlü kıyafeti kimonodur. İpekten yapılan bu kıyafet eskiden gündelik hayat içerisinde çok sık kullanılırken, artık resmi törenlerde giyilmektedir. Kimonolar rengine göre çeşitlilik arz eder. İnsanların medeni durumlarına göre değişik renklerde kimonolar vardır.

Japon Kültüründe son derece ilginç yemekler ve yemek kuralları da vardır. Ağırlıklı olarak pirinç ve suşi adlı yemeğin tüketildiği Japon Kültüründe, noodle ismindeki spagetti benzeri makarnalar son derece ilginçtir. Japon kültürüne göre noodle yenirken ses çıkarmak ve höpürdeterek yemek makbuldür. Birçok festivalin yapıldığı Japonya’da Hadaka Matsuri festivali son derece ilgi çekicidir. Bu festivalde, fundoshi adı verilen geleneksel iç çamaşırını giyen erkekler yarı çıplak bir şekilde koşarlar, böylece kötü ruhların onları terk ettiği farz edilir. Nakizumou Festivali ise, sumo güreşçilerinin; ellerindeki bebekleri havaya kaldırarak, bebeklerin birbirlerine bakmasını sağlayan son derece ilginç bir festivaldir. Hangi bebek önce ağlarsa, o bebeğin kutsanmış ve cesaretli olduğuna inanılır. Japon Kültürünün bir diğer öğesi ise son derece kilolu erkeklerin yaptığı sumo güreşidir.

Etiketler:

ZİYARETÇI YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ